28 C
Münih

Bir Yıldızın Ölüm Sahnesi – “SÜPERNOVA” Nedir?

Bir yıldız kendi nükleer yakıtını bitirirse ve geriye hiçbir yakıt enerjisi kalmazsa sizce ne olur? Evet, tabii ki bu durum çok uzun sürmez ve yıldızın ölümü kesinleşir ve bu zaman muhteşem bir patlama olayı gerçekleşir. İşte bu patlama Süpernova denilen bir fenomeni oluşturur.

Süpernova Nedir?

Süpernova , enerjisi biten Büyük Yıldızların şiddetle patlaması durumuna verilen addır. Bir süpernovanın parlaklığı Güneş’in parlaklığının yüz milyon katına varabilir.

(Kepler Süpernovası)

Başlangıçta yapısı, iyonize madde olan plazma şeklindeki bir süpernovanın parlaklığını yitirmesi haftalar ya da aylar sürebilir. Bu süre zarfında yaydığı enerji, Güneş’in 10 milyar yılda yayacağı enerjiden daha fazladır. Bu patlamalar, maddenin evrende bir noktadan başka noktalara taşınması işine yarar. Patlama sonucunda dağılan yıldız artıklarının, evrenin başka köşelerinde birikerek yeniden yıldızlar ya da yıldız sistemleri oluşturduğu varsayılmaktadır. Bu varsayıma göre, Güneş, Güneş Sistemi içindeki gezegenler ve bu arada elbette bizim Dünyamız da, çok eski zamanlarda gerçekleşmiş bir süpernova patlamasının sonucunda ortaya çıkmıştır.


18 Eylül 2006 tarihinde R. Quimby ve P. Mondol tarafından keşfedilen SN2006 gy isimli süpernovanın şimdiye kadar gözlemlenmiş en parlak süpernova olduğu açıklandı. SN2006 gy süpernovasının meydana geldiği galaksi NGC 1260, bize 238 milyon ışık yılı uzaklıkta. Yani süpernovadan gelen ışığın dünyamıza ulaşması 238 milyon yıl sürdü.

Süpernova tarafından fırlatılan gaz kabuk yıldızlararası ortama ilerlerken, yeni meydana gelen ağır elementleri de yıldızlararası ortama katarak zenginleştirir; buna da süpernova kalıntısı denir. Tarihte, gözlenen süpernova patlaması ile birlikte, sadece yarım düzine süpernova kalıntısı eşleştirilmiştir. 1572’de Tycuho, 1604’te Kepler ve 1054 yılında Çinli astronomların gözlediği süpernovalar bunlara örnektir.

Cygnus takımyıldızında bulunan, Dünyaya 2500 ışık yılı uzaklıktaki ve Cygnus Düğümü olarak bilinen bir süpernova kalıntısına ait süpernova yaklaşık 15 000 yıl önce patlamıştır. Bugün bile devam edegelen patlamadan kalan şok dalgaları çevresindeki yıldızlararası ortamı hala itmektedir ve içindeki gazı ısıtıp X ışını yaymaya devam etmektedir.

(1054’teki bir süpernova patlamasının artıklarından oluşan Yengeç Bulutsusu)

1054 yılında Çin ve Japon kayıtlarına alınan Yengeç Bulutsusu (Crab Nebula) bir süpernova neticesi oluşmuş olup, bize uzaklığının 7000 ışık yılı olmasına rağmen haftalarca Venüs’ten daha parlak görünmüş ve yaklaşık iki yıl boyunca da gözle rahat görünen parlaklığa sahip olmuştur.

Bugün bile bulutsu saatte 4 milyon km hızla genişlemekte olup gama ışınlarından X ışınlarına, UV, optik, infared ve radyo dalgalarına kadar bütün dalgaboylarında ışınım yayınlamaktadır.

Süpernovalar nasıl sınıflandırılır?

Gökbilimciler süpernovaları anlamak için onları tayflarında görünen farklı kimyasal öğelerin çizgilerine göre sınıflandırmışlardır. Birinci bölüm için ilk öğe, çizginin var olması veya hidrojen nedeniyle olmamasıdır. Eğer bir süpernovanın tayfı, (Tayfın görsel kısmında Balmer dizisi olarak bilinen) hidrojenin bir çizgisini içerirse, Tip II olarak sınıflandırılır; diğeri ise Tip I dir. Bu tipler arasındaki altbölümler, diğer elementlerin ve ışık eğrisi (süpernovanın zaman içindeki görünür parlaklığının grafiği) çizgilerinin var olmasına göre oluşturulur.


Süpernovalar zamanı her ne kadar devasa boyutlarda enerji açığa çıksa da en büyük patlama biçimleri değillerdir. Bunun yanında bir süpernovadan yüzlerce kat güçlü olabilen yıldız ölüm şekli vardır. Adına Hipernova dediğimiz bu olay Süpernovaya kıyasla çok daha kuvvetli bir patlamaya eşdeğer görülür. Haliyle böylesine büyük bir patlama sonucu yok olan yıldızın yakın konumunda olan diğer yıldızlar da büyük oranda etkilenebilir.

Şimdilik uzay bizim için kendinde muhteşem sırlar barındıran bir orman gibi gözüküyor. Onu anlamamız, çözebilmemiz belki imkansıza yakın ama insan ırkının da bitmek bilmeyen merakı belki bir gün o imkansız denilenin de üstesinden gelmeyi pekala başarabilir bence. Bilim var oldukça hep bir ümit vardır. Bizimle ve de bilimle kalmaya devam edin…

Kaynaklar :
https://g.co/kgs/Cbgq2N
Hilal Musayev
Hilal Musayev
Merhaba, ben Hilal Musayev. Azerbaycan Tıp Üniversitesinde okuyorum. Hayalim, insanlığı bütün sokaklarda bilimden konuşan ve kendini bilgiye adamış toplum olarak görmek:))

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

YORUM YAZ / GÖRÜŞ BİLDİR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON YAZILAR

Rus Teorik Fizikçi: Lev Landau

1908 tarihinde doğan Lev Landau ,1917 Rus devrimi sırasında okulunu sürekli değiştirmek zorunda kaldı. Okul döneminde karşılaştığı zorluklar nedeniyle okulunu hiç bir zaman Bitiremedi....

Mühendislik Faciası: Tacoma Köprüsü ve Arkasındaki Fizik

1940 yılında Amerika Birleşik Devletleri, Washington Eyaleti, Puget Sound’da Tacoma Narrows Köprüsü inşa edildi. Açıldığı gün itibariyle salınım hareketleri sergilemeye başladı. Köprünün bu ünü...

Parazitler Ve Mikrobiyom

Parazitler baktığımızda bazıları gözle görülebilen bazıları ise gözle görülemeyen ve hayatımızda ciddi etkisi olan canlılardır. İnsan vücudunda çeşitli enfeksiyonlara sebep olmaktadır. Bu enfeksiyonlar tropik...

Vücudumuzun saati: Sirkadiyen Saat

Az sonra size öyle bir saatten bahsedeceğim ki; su geçirmez, şarjı bitmez, kırılmaz ve daha bir sürü özellik. Bu saat olmasa vücudumuzdaki üretim, metabolizma...

Doğadan Gelen Işık: Biyolüminesans

Görselde gördüğünüz muazzam görüntüye sebep olan Dinoflagellatlar gibi bazı canlılar kendi ışıklarını üretirler. Peki bunu nasıl yaparlar? Neden yaparlar? Bazı canlıların birtakım kimyasal tepkimeler sonucu...