14.1 C
Münih

İnsanın Evrimi-8 #evrimdizisi

Bir önceki yazımda Australopithecus africanus’tan bahsetmiştim. Biz insanlara A. aferensis’ten daha yakın bir tür olduğu için önemi de bir o kadar artıyor. Tabi şimdi sıradan devam etmeden önce Australopithecus africanus’tan ayrılan ve kendi başına evrimleşen başka bir türden bahsedeceğim.

Bu dizideki tüm yazıları “Evrim Dizisi” bölümünde okuyabilirsiniz.

Paranthropus aethiopicus

Paranthropus aethiopicus
Paranthropus aethiopicus

Bu türe baktığımızda, 1967 yılında Fransız arkeologlar Cemille Arambourg ve Yves Coppens tarafından Etiyopya’da keşfedildi. Yaklaşık olarak 2.7 ila 2.5 milyon yıl önce yaşamıştır. Birazdan değineceğim diğer iki tür olan Paranthropus robustus ve Paranthrobus boisei’nin atası olduğu düşünülüyor. Diğer ara türlerde olduğu gibi, bu türde de ilkel ve modern özelliklerin karışımı mevcuttur.

Beyni 410 cc civarında ve özellikle kafatasının arka kısımları oldukça ilkel, tıpkı bir Australopithecus afarensis gibi. Fakat diğer karakteristikleri, yüzün, çenenin, dişlerin kütlesi çok daha insansı özelliklere sahip olduğunu gösteriyor. Öte yandan ‘’sagittal crest’’ adı verilen ve normal insanlarda olmayan kafatasında dik bir çıkıntı mevcuttur. Bu çıkıntı çene kaslarının bağlanmasında işe yaradığı düşünülüyor.

Paranthropus boisei

Paranthropus boisei
Paranthropus boisei

İnceleyeceğimiz bu türdeki ikinci canlı Paranthrobus boisei. Bu tür, 17 Temmuz 1959 yılında Mark Leakey tarafından Tanzanya’da keşfediliyor ve Fındıkkıran Adamı olarak anılıyor. Yaklaşık olarak 2.3 ila 1.2 milyon yıl önce arasında yaşamış olduğu tahmin ediliyor. Beyin hacminin 550 cc’ye kadar çıkabildiği ama halen oldukça kısa bir foramen magnum yapısına sahip olduğu görülüyor. Dolayısıyla, bu türde de insan-maymunsu atalar arasındaki özelliklerin karışımı görülüyor. ‘’Fındıkkıran Adamı’’ denmesinin nedeni ise, keşfedilmiş tüm insan türleri arasında en yassı yanak dişlerine ve en kalın enamele sahip olmasıdır. Bu özellikleriyle çok güçlü çiğneme becerisi olduğunu görüyoruz.

Ezici dişleri normal bir insanınkine göre 4 kat büyük ama ön dişleri oldukça küçüktür. Paranthropus aethiopicus’ta olduğu gibi bu türde de belirgin bir sagittal çıkıntı mevcuttur. Yaşadığı bölgeye göre nerdeyse her çeşit besin ile beslendiği görülüyor. Bundan kaynaklı, yavaş yavaş et merkezli bir hepçilliğe doğru evrimleşmeye ve çene yapıları yavaş yavaş küçülmeye başlıyor.

Paranthropus robustus

Paranthropus robustus
Paranthropus robustus

Bu cins içerisinde inceleyeceğimiz son tür Paranthropus robustus. Vücut yapısını incelediğimizde, Australopithecus africanus‘un vücut tipine oldukça yakın olduğunu görüyoruz; ancak o türün vücuduna göre daha büyük bir vücuda ve çok daha sağlam bir kafatasına ve diş yapısına sahiptir. Yaklaşık olarak 2 ila 1.2 milyon yıl önce yaşadığı tahmin edilmektedir.

Yüzü oldukça iri yapılı, neredeyse alınsız ve büyük kaş çıkıntılarına sahipti. Bu türün bir kısmında sagittal çıkıntı mevcutken, bazılarında ise artık yavaş yavaş kaybolmaya başladığı görülmektedir. Yani bu tür kendi içinde evrimleşmektedir. Beyin hacmi 530 cc civarındaydı. Çok çiğnenmesi gereken, sert besinlerle beslenirdi.

Yazıma burada son verirken artık homo öncesi türlerin bitmesine az kaldığını ve bir ya da iki yazı sonra homo türlerine geçiş yapacağımızı söylemek isterim. Adım adım biz Homo sapiens’lere gelmekteyiz.

Bu dizideki tüm yazıları “Evrim Dizisi” bölümünde okuyabilirsiniz.

Kaynakça:
https://en.wikipedia.org/wiki/Paranthropus_aethiopicus
https://en.wikipedia.org/wiki/Paranthropus_boisei
https://en.wikipedia.org/wiki/Paranthropus_robustus
Ayça Nur Demir
Ayça Nur Demir
Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesinde okuyorum. Bilim en büyük hobim. Tıp dışında uzay ve matematik üzerine çalışmayı seviyorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

YORUM YAZ / GÖRÜŞ BİLDİR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON YAZILAR

AŞKIN FİZYOLOJİSİ

Birçok araştırmaya konu olan ve son derece karmaşık bir duygu olan aşkın, vücutta “kalbin çarptığına beynin onay vermesi” olarak tanımlanabilir. Aşk, fizyolojik olarak incelendiğinde,...

Galileo Galilei Kimdir? Bilime Adanmış Bir Hayat

Modern bilimin babası ve dünya tarihinin en etkin bilim insanlarından biri olan Galileo'ya günümüzün modern astronomları çok şey borçlu. 16. yüzyılın sonunda ve 17....

GÜVENLİK VE SAVUNMA POLİTİKALARINDA YAPAY ZEKANIN ÖNEMİ

Yapay Zeka ; insan zekasına yakın sistemlerin oluşturulmasıyla başlayan , tasarlanma olanağının geliştirilme aşamalarında teknolojik bir boyut kazanan , analiz süreçlerinden geçen araştırmacı yaklaşımların...

Sicim Teorisi: Evrenin Müziği

Makro evrenin fiziği olan genel görelilik kuramı ve mikro evrenin fiziği olan kuantum mekaniği birbirlerinden ayrı incelendiğinde sorunsuz çalışırken bir arada incelendiğinde çok ciddi...

Bütün hayatınızı bir balonun içinde yaşadığınızı hayal edebiliyor musunuz?

David Vetter Amerika’da 1971 yılında dünyaya gelmişti. Ağır Kombine İmmun yetmezliği (SCID) olan bu bebek, her türlü mikropla, enfeksiyonla savaşmasını sağlayan başta T lenfositleri...