14.1 C
Münih

VİRÜSLER NASIL EVRİM GEÇİRİYOR?

Evrimin temel yapıtaşı mutasyondur. Kısaca genomlarda meydana gelen değişimler canlı, doğal yaşam ortamına (habitat) ayak uydurulabildiği derecede bir sonraki nesle aktarılır ve ayak uyduramayanlar üreyemezler buna doğal seçilim denir. Bu etrafınızda gördüğünüz veya göremediğiniz canlılar için veya virüsler için de geçerlidir.

Virüsler çoğalmak için zorunlu olarak canlı hücrelere ihtiyaç duyarlar çünkü üremek için gerekli olan enerjiyi üreten mitokondri ve proteinleri üreten ribozom organellerine sahip değildirler. Bu onların “canlılık” özelliklerinden biridir ancak konak dışında virüsler hareket edemez veya üreyemezler bazıları homeostazı sağlayamaz ve hemen ölür ancak bazıları saatlerce kapı kolu gibi ilginç yerlerde enfekte konağı bekleyebilir. Bu farklar virüslerin konaklarının organellerini kullanarak ürettikleri koruyucu kılıf veya lipid zarfların üretilmesini sağlayan kodları içeren genomlarından (DNA veya RNA) kaynaklanır.

Türlerin evrimi tek bir nesilde gerçekleşebileceği gibi nesiller boyuda sürebilir. Örneğin insanlar gibi daha karmaşık canlıların evrimi nesiller boyu, milyonlarca yıl sürmüştür -bu yüzden maymunların insan olduğuna hiç birimiz şahit olmadık- ancak bakteri ve virüslerin genetik materyallerinin daha az komplike olması ve bu varlıkların hızlı üreme kapasiteleri sayesinde evrimleri çok daha kısa sürede gerçekleşebilir. İşte tam da bu yüzden bir kaç sene öncesinin SARS virüsü 2020 yılının başkahramanlarından biri haline gelen Covid-19 gibi ama bambaşka bir virüs olarak ileri ki zamanlarda karşımıza tekrar çıkabilir.

Virüslerin üremeden önce konak hücreye genetik materyalini sokması gerekir. Bu canlı hücreyle bütünleşerek, içeri fagosite olarak (bir tıpkı torba gibi zar virüsü sarar ve içeri alır) veya lipid zarını eritip genetik materyalini içeri salarak gerçekleşebilir. Virüsün genetik materyali (Çift sarmallı DNA veya tek sarmallı RNA) konak hücrenin ribozomunu, mitokondrisini ve nükleik asitlerini kullanarak kendisini eşlemeye başlar daha sonra kendisine zarf ve başka bir kurbanının reseptörlerine  tutunmasını sağlayacak proteinlerini üretir.

Bu sırada konak hücre ise kendi doğal yaşam döngüsünün dışındadır ve adeta virüsün kontrolü altındadır. Sonuçta virüs o kadar çok eşlenirki konak hücreyi patlatarak tekrar yayılır ve bir sonraki konak hücrede aynı döngüyü tekrarlar . Başka bir üreme şeklinde virüs konağın genomu ile bütünleşir ve konağın bölünmesini bekler bu halde konak virüsün farkında değildir ve virüs aktif değildir konak bölündüğünde doğal olarak virüs de çoğalmış olur. Her iki üreme şeklinde de UV ışını,radyasyon veya replikasyon hataları ile virüs yeni özellikler kazanabilir.

DNA virüsleri çift sarmal yapılarından dolayı mutasyonlara daha dirençlidir sonuçta diğer canlılara daha zararlı yeni türler ortaya çıkabileceği gibi daha az zararlı olan türler de oluşabilir. Bu durumu virüsün diğer canlılarda hangi reseptörlere bağlandığı,(örneğin ACE2 reseptörüne bağlanan bir virüs kan basıncını olumsuz etkiler)zarflı olup olmaması (bağışıklı sisteminden kaçmasına ve konağa tutunup girmesine sebep olur) gibi özellikler belirler. Konu ile ilgili 2011 yapımı DSÖ danışmanlığında yönetmenliğini Stephen Soderbegh’in  üstlendiği Salgın filmi eğitici olabilir ayrıca hastalıklara karşı aşı geliştirme çalışmalarında virüslerin evrimi dikkatle incelenmelidir.

Kaynak:
https://sol.org.tr/haber/virusleri-ve-evrimlerini-anlamak-3859
https://sol.org.tr/haber/viruslerin-evrimi-suruyor-hala-5103
https://evrimagaci.org/covid19-koronavirus-salgini-insan-yapimi-degil-ve-dogal-yollarla-evrimlesti-8381
https://tr.wikipedia.org/wiki/Viral_zarf

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:

YORUM YAZ / GÖRÜŞ BİLDİR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

SON YAZILAR

AŞKIN FİZYOLOJİSİ

Birçok araştırmaya konu olan ve son derece karmaşık bir duygu olan aşkın, vücutta “kalbin çarptığına beynin onay vermesi” olarak tanımlanabilir. Aşk, fizyolojik olarak incelendiğinde,...

Galileo Galilei Kimdir? Bilime Adanmış Bir Hayat

Modern bilimin babası ve dünya tarihinin en etkin bilim insanlarından biri olan Galileo'ya günümüzün modern astronomları çok şey borçlu. 16. yüzyılın sonunda ve 17....

GÜVENLİK VE SAVUNMA POLİTİKALARINDA YAPAY ZEKANIN ÖNEMİ

Yapay Zeka ; insan zekasına yakın sistemlerin oluşturulmasıyla başlayan , tasarlanma olanağının geliştirilme aşamalarında teknolojik bir boyut kazanan , analiz süreçlerinden geçen araştırmacı yaklaşımların...

Sicim Teorisi: Evrenin Müziği

Makro evrenin fiziği olan genel görelilik kuramı ve mikro evrenin fiziği olan kuantum mekaniği birbirlerinden ayrı incelendiğinde sorunsuz çalışırken bir arada incelendiğinde çok ciddi...

Bütün hayatınızı bir balonun içinde yaşadığınızı hayal edebiliyor musunuz?

David Vetter Amerika’da 1971 yılında dünyaya gelmişti. Ağır Kombine İmmun yetmezliği (SCID) olan bu bebek, her türlü mikropla, enfeksiyonla savaşmasını sağlayan başta T lenfositleri...